Hata mesajı

  • Notice: include() (/home/udhvkcpexl44/public_html/guneyegiderken.com/sites/all/themes/mxblog/tpl/views-view-fields---mxblog-block-section-content--block-single-post-meta.tpl.php dosyasının 39 satırı) içinde Undefined property: stdClass::$node_comment_statistics_comment_count.
  • Notice: include() (/home/udhvkcpexl44/public_html/guneyegiderken.com/sites/all/themes/mxblog/tpl/views-view-fields---mxblog-block-section-content--block-single-post-meta.tpl.php dosyasının 40 satırı) içinde Undefined property: stdClass::$node_counter_totalcount.
1
Vote up!
17/09/2016
17/09/2016
İsveç
Danimarka
Helsingborg
Gemi Yolculuğu
Helsingør

Kattegat

Feribot iskelesinin yerini öğrenince bisikletle arabaların yanından geçip gişelere ulaştım. Sınır kapılarında da aynı durum söz konusu oluyor. Daha önce Karadağ'dan Arnavutluk sınırına geçmeye çalışırken önümdeki 30 araca el sallayarak gişede işimi halletmiştim. Sonuç olarak motorlu taşıt değil, yaya statüsündeyim. Tekerlekli yayayım ben.

Helsingborg Limanı (Port of Helsingborg) girişi

Schengen'in gücünü hissettiğiniz yerlerden birisi de bu sınır kapıları. Pasaport falan sormuyorlar. Ücreti ödeyip ülke değiştiriyorsun. 

Benim için geçerli olmayan ikinci bir alternatif de Öresund Köprüsü. Aslında turu planlarken Strava'yı açıp rota oluşturmaya başladığımda Malmö'ye ulaşıp Öresund Köprüsü'nü kullanarak Kopenhag'a geçmek gibi bir planım vardı. Fakat detaylı araştırmalar neticesinde köprüden bisiklet geçişi olmadığını anladım. İki şerit demiryolu ve dört şerit karayoluna sahip köprüden bisiklet geçişine izin verilmiyor. Köprü iki ülkeyi birbirine bağlamanın yanısıra farklı bir özelliği ile dikkat çekiyor. İsveç tarafından başlayan köprü Danimarka kıyılarına yaklaştığında yerin altına girip tünel halini alıyor. Böylece deniz ulaşımına herhangi bir engel teşkil etmiyor. Estetik açıdan da muazzam olduğunu söyleyebilirim. Görmeyi isterdim.

TURDA 439. KM

Konumuza dönelim. Gişe görevlisi hanımefendiye de "Ee bitti mi ablam şimdi?" şeklinde sordum. O da güler yüzle bittiğini söyledi. İsveç'i ardımda bırakırken "Tatlı dillim, güler yüzlüm, ey ceylan gözlüm. Gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen?" şeklindeki umutlarımı da ardımda bıraktım. Az gittim uz gittim, yolda bir elf tanımadım. Kilometrekare başına düşen insan sayısına bakınca İsveç'in insansız hava sahası olduğunu tekrar etmek isterim.

Firmanın internet sitesinde bisiklet fiyatı yazmayınca daha doğrusu bisikletle yolcu taşıma opsiyonu olmayınca "Artık ne isterlerse veririz" kafasında yanaştığım gişede bisikleti hesaba katmadılar. Yani normal yaya tarifesi uyguluyorlar. Yayalar farklı bir yoldan feribota giriş yapıyor. Bisiklet, motorlu taşıt olmadığı ve geniş bir yer işgal etmeyeceği için ekstra bir ücret alınmıyor. Zaten yaya ya da bisikletliyseniz rezervasyon derdiyle de uğraşmadan günübirlik ülke değiştirebilirsiniz. Basitçe örnek vereyim: İsveç'te oturuyorsunuz "Abi gel bugün Danimarka'da bisiklet sürelim" diyorsunuz ve oluyor.

Helsingborg-Helsingør vapuru limandan ayrılırken

Scandlines; İsveç, Danimarka ve Almanya arasında deniz ulaşımını sağlayan bir firma. Bindikten birkaç dakika sonra feribot iskeleden ayrıldı. HH-Ferries adlı bir firma daha var. Araştırdığım kadarı ile sadece Helsingborg-Helsingør arası yolcu taşıyor.

Helsingborg'a vedaVapurdaki köpek dostumuz

Helsingborg-Helsingør arası kuş uçuşu 4.5 km kadar. Ben de kuş gibi uçmak için bisikleti bırakıp feribotun 5. katına yani terasa çıktım ve İskandinav mavisi ile karşılaştım. 

Scandlines, kuzey ülkeleri arasındaki deniz ulaşımını sağlayan bir firma

Bu arada günlük Helsingborg-Helsingør sefer sayısı: 71. Sadece Scandlines'ın sefer sayısı tabi. Hesaplayan adam moduna geçmiyorum. Meraklısı araştırıp kolayca bilgiye erişebilir. Scandlines firmasının logosunda yer alan renkler bu üç ülkeyi temsil ediyor. Sarı: Almanya, Kırmızı: Danimarka, Mavi: İsveç.

Bisiklet feribotun en arkasında duruyor. Önümde kamyon, araba, otobüs, karavan ne varsa artık. Bizdeki gibi kozmopolit bir çeşitlilik söz konusu. O kadar uzun ki ön tarafını göremiyorum. Restoran kısmı devasa bir otel lobisine benziyor. Bir ara "Kaçıncı kattayım ben?" diye sordum kendime. İçerde mağazalar var. Alkol, kozmetik ürünü ve tabi ki bir İsveç klasiği olan şeker. Şeker stoğunu %10 azaltsan muhtemelen ülkede ayaklanma çıkar. O kadar önemli. Stockholm yazılarımda bahsetmiştim.

Teras kısmı çocuklarıyla mutlu mesut güneşin tadını çıkaran İskandinav ailesi dolu. Ve evcil hayvanlar. 3 tane köpek gördüğümü söyleyebilirim. Türkiye'deki feribotlarda evcil hayvan taşımak biraz sıkıntılı. Köpeklerin yolcu salonlarının dışında, görevlilerin gösterdiği yerde olması ve ağızlık takılması gerekliliği var. Deniz otobüslerinde zaten yasak. Burada ise hayvanlar ile ilgili sevimsiz olayların yaşanması imkansıza yakın diyebilirim. İsveç yazılarında Çocuklar > Kadınlar > Hayvanlar > Erkekler gibi bir sıralamanın olduğundan bahsetmiştim. Muhtemelen Danimarka'da da durum farklı değil. Güneş çıkınca insanların yüzüne yansıyor direk bu coğrafyada. Ben de bu yazıyı Antalya'nın bir sıcaklayıp bir yağmura çeviren acayip havasında yazıyorum.

Kattegat Denizi ve yelkenliler

Boğaz boyunca feribotların geliş-gidiş istikametine engel olmayacak şekilde birçok yelkenli gördüm. 

Kattegat Denizi'den güneye bakış

Memleket rüzgar alıyor ne de olsa. Aslında yamaç paraşütü için de çok güzel rüzgar var ama tabii ki yamaç yok. Çünkü yamaç olsa ben çıkardım. Tekrar bu taraftarda tur yaparsam gideceğim yer Norveç sevgili arkadaşlar. Tırmanmak, gökyüzüne ulaşmak isterdim ama o konuda biraz kalbimi kırdı İsveç. "Yok ben illa İsveç turu yapmak istiyorum" diyen olursa da haritadan ülkenin en yüksek noktasını bulup oralarda gezip dursun. Başka diyeceğim bir şey yok.

 Kronborg Kalesi, William Shakespeare'in Hamlet'ine konu olan kale

Fotoğraftaki yapı, Kronborg Kalesi. William Shakespeare'in Hamlet'ini bilmeyeni dövüyorlarmış burada. Hamlet'te Elsinore olarak ölümsüzleşmiş olan kale, Kuzey Avrupa'nın önemli Rönesans kalelerinden birisi imiş. UNESCO Dünya Mirasları Listesi'nde de 2000'den beri yer almaktaymış. Kale ve bulunduğu alan denize doğru çıkıntılı. Bu durumda uç nokta ile Helsingborg arası 4 km'ye düşüyor.

Vapur korkuluklarından Kattegat DeniziKattegat'ın karanlık suları

Suyun derin olduğu her halinden belli.

Terastan bakınca birkaç bisikletin diğer araçların önünde ayrılacağını gördüm. Feribota son anda yetiştiğim için bisikletimi arkaya bırakmıştım zaten ama görüldüğü gibi bisiklete öncelik toplum yine kendini belli ediyor.

Vapurda araç yerleşimi. Bisiklet ve motorlar önde yer alıyor.

20 dakikalık bir yolculuğun ardından Danimarka kıyısına yanaştım. Gotik mimarinin izlerini burada da görmek mümkün.

Helsingør Limanı'na yaklaşırken

Türkçe ve İsveççe'de Helsingör, Danca'da Helsingør, İngilizce'de Elsinore olarak geçiyor bu şehrin adı. Ben blogun başından beri Helsingør yazdığım için değiştirmeyeyim artık. Zaten fazla zaman kaybetmeden ayrılacağım. 

Helsingør Limanı'ndan detaylar

Feribottan inip tekeri döndürdüğüm anda karşıma bisiklet yolu çıktı. Yani daha ülkeye yeni girmişken yol ikiye ayrılıyor. Bisiklet yolu zaman zaman yolun darlığından kaynaklı ufak kesintilere mağruz kalsa da Kopenhag'a kadar devam ediyor.

Liman çıkışında yer alan bisiklet yolu Eurovelo rotaları üzerinde yer alıyor

Ragnar'ın soğuk sularından ayrılırken Ragnar'ın ölümden önceki son sözleri ile Kattegat'ı kapatıyorum.

"Odin'in benim için şölen masasını hazırladığını bilmek çok güzel. Yakında kıvrık boynuzlardan bira içiyor olacağım. Odin'in Valhalla'sına gelen bir savaşçı şikayet etmez. Onun yanına ağzımda korku sözleriyle girmeyeceğim. Æsir beni karşılayacak. Ölüm yas olmadan gelecek. Ben de gitmek için sabırsızlanıyorum. Disir artık beni eve götür, Odin'in gönderdiği Valkürler. Æsir ile onur duyarak içkimizi yudumlayalım. Ömrümün günleri sona eriyor. Ölürken gülüyorum." 

"It gladdens me to know that Odin prepares for a feast. Soon I shall be drinking ale from curved horns. This hero that comes into Valhalla does not lament his death! I shall not enter Odin's hall with fear. There I shall wait for my sons to join me. And when they do, I will bask in their tales of triumph. The Aesir will welcome me! My death comes without apology! And I welcome the valkyries to summon me home!"

Yolculuğun sonları yaklaşmışken hemen hemen aynı hissiyattayım. Yani her son bir başlangıçtır diyelim. Ayrıca Ragnar'ın biraya ale demesi kral adam olduğunu bir kez daha doğruluyor.

Bekle Kopenhag! Geliyorum.

altandemircan kullanıcısının resmi

Altan Demircan

Ukrayna ✔ İskandinavya ✔ Balkanlar ✔ Kafkasya ⏳ Kırgızistan ⏳