Hata mesajı

Notice: include() (/home/udhvkcpexl44/public_html/guneyegiderken.com/sites/all/themes/mxblog/tpl/views-view-fields---mxblog-block-section-content--block-single-post-meta.tpl.php dosyasının 40 satırı) içinde Undefined property: stdClass::$node_counter_totalcount.

Şehirdeki hareketlilik göze çarpıyor. Havanın da güzel olmasıyla insanlar kendilerini dışarıya atmış olacaklar diye düşünürken Stockholm'de yarı maraton olduğunu öğrenmemiz çok sürmedi. "Abi oralarda hava sürekli kapalı, güneşi görünce hemen evden çıkıyorlar" klişesi işte. Kungsträdgården (King's Garden-Kralın Bahçesi) civarından Gamla Stan'a geçerken havuzun etrafında dönmeceli çocukların koştuğu muz ödüllü mini maratonu da izledik. İskandinavların çocuğa verdiği önem diğer milletlere göre çok farklı. Zaten arada sırada bu konu ile ilgili internette makaleler okuyup "vay be!" diye iç geçiriyoruz. Yani Finland Education System > Ottoman Falaka System. İtirazı olan?

İnsan yoğunluğuna doğru uygun adım akarken ülkenin yarısı çocuk herhalde diye düşündüm. Bir yandan İsveç hakkında bilgi almak için İlker'i konuşturuyorum, bir yandan da kafamda deli sorular artarak devam ediyor. O da bana ülkenin özetini söyledi (Şu sıralamayı ülkede 1 saat geçirdikten sonra anlarsınız zaten)

1. Çocuklar
2. Kadınlar
3. Hayvanlar
4. Erkekler  (oley)

İsveç'te 21K'ya denk geldik. Stockholm Yarı-Maratonu'ndan önce çocukların muz koşusu.

Maraton etkinlikleri kapsamında konser, yarışma vb. aktiviteler ile zaman geçiren insanların yüzündeki huzur ifadesi çok belli oluyor. 

Ben çevreyi gözlemlemeye devam ederken İlker de örümcek ağındaki örümceği avlamaya çalışıyor.

Gamla Stan'a ulaşmak için içinden geçtiğimiz Riksdagshuset, Helgeandsholmen Adası'nda bulunuyor. Okuyamamadınız:) Ben de internet üzerinden kurcalarken "Riksli miskli bir şeydi" diye hafızaya yazdım. İsveççe çok zor. "İsveççe" demesi bile zor.

İsveç coğrafi açıdan çok zengin bir ülke. Ada, kanal, göl, nehir her yerde mevcut. Gamla Stan da bir ada. Adaya geçmek için başka bir adayı kullanmak gerekiyor.

Riksdagshuset Parlamento Binası'nın avluya bakan duvarlarını izlerken detaylarda kayboluyorsunuz. Burada fotoğraf çekip fazlaca oyalandık.

Kentte ada bol olunca haliyle kanal da bol oluyor, bu yüzden İskandinavya'nın Venedik'i de deniyormuş. Bana çok mantıklı gelmedi. Birisi samimi ve sıcak, diğeri büyük ve kopuk. Venedik'e "Yavru Stockholm" diyeceklerse tamam.

Aşağıdaki uyarı plakası şehri Helgeandsholmen Adası'na bağlayan köprüye asılmış ve her köprü ya da balık avlamaya uygun yerde var. Gamla Stan dönüşünde balık avlayan bir kişinin ailesini doyuracak kadar "bir" balığı çektiğini görünce İlker'i bırakıp adamın yanına gittim. Balığı poşete koyunca incelemek için uğraşmadım ama öeehh yani o balık nedir ya. Uzaktan görebildiğim kadarı ile tatlı su levreğiydi. Ya ben Antalya'da gittiğimde barbunla, mercanla uğraşan adamım. 1.5 kilo falan tutunca hasılat iyiydi diye botu kıyıya yanaştırıyorum. Yapmayın böyle şeyler...

Limitler: Turna, levrek: 40 cm, Benekli alabalık: 50 cm,  Somon: 60 cm. 

Şimdi aynayı kendimize çevirelim! Lüferin av limitini geçenlerde 20 cm'den 18 cm'e düşürdük. Ulan zaten balığın üreme limiti 27 cm. Kıyı balıkçılığı bir yana (limit altındaki balıkları geri salan vicdanlı insanlar az değil); trolcüsü, gırgırcısı İstanbul Boğazı'nın kıyılarında cirit atıyor. Hem de kolluk kuvvetleri tarafından kontrollü olarak. Sirküler mirküler hikaye. Yani Pazar günü oğluyla balığa çıkmış bir baba kıyıdan oltasını sallasa ticari balıkçı teknesine kadar ulaştırabilir. Bu gözler bunu da gördü.

Sarı plakanın asılı olduğu demirlerdeki kilitleri farketmişsinizdir. İsveç'te kendinizi sevgilinizle birlikte köprüye kilitlemek bir gelenek. Farklı şehirlerdeki köprülerde de bu resme rastladım. "Kilit alıp üstüne yazı yazalım" diyen de olmuş, o güne özel kilit yaptıran da. Mesela ben bu yükün altına giremem. Gün gelir ayrılırım, içime dert olur. Sırf kilidi sökmek için Stockholm'e giderim falan... Ahaha düşünmesi bile stres. Kedi köpeğinizin adını yazıp öyle kilitlemek daha garanti:)

Oyalanmayı bırakıp Gamla Stan'a girelim yavaştan... 

güneyegiderken kullanıcısının resmi

Altan Demircan

Gezer, bisiklet sürer, araştırır, okur, kurcalar, bozar, çadırda uyur, balık tutar, bira içer, kedi sever